İçeriğe geç

Cidde hangi ülkeye ait ?

Cidde’nin Gizemi: Hangi Ülkeye Ait Olduğunu Bilmeyen Bir Genç

Bazen bazı yerler, insanın ruhunda izler bırakır. Hani şu gördüğün bir fotoğrafın, bir şehrin ya da bir yolun seni birdenbire başka bir dünyaya götürdüğü anlar vardır ya… İşte Cidde, o anların merkezinde yer alan bir şehir benim için. Henüz o zamanlar, Cidde’nin hangi ülkeye ait olduğunu bilmiyordum. Ama duygularım, bu şehirle o kadar iç içeydi ki, asıl sorunun “Cidde hangi ülkeye ait?” değil, “Cidde’nin ruhu bana ne anlatıyor?” olduğunu fark ettim.

O Anki Huzursuzluk: Bir Çıkış Arayışı

Kayseri’nin küçük, ama kalabalık sokaklarında yalnız başıma yürürken, bir an Cidde’ye dair bir şeyler okumak istedim. Nedenini bilmiyorum ama sanki içimde bir boşluk vardı; belki de bir yerlere ait olma hissiyatı… Cidde, o an o boşluğu dolduracak gibi hissettirdi. Hangi ülkenin parçası olduğunu sorgularken, birdenbire gözlerim telefonumda gezinmeye başladı. İşte o an, o soruyu sordum: “Cidde hangi ülkeye ait?”

Evet, yıllardır o şehirle ilgili çok şey okumuştum; Arap dünyasında, özellikle Suudi Arabistan’ın batısında yer alan bir şehir olarak aklımda kurguladığım şeyler vardı. Ama tam anlamıyla benim için orası bir gizemdi. Ve o an, Cidde’nin kimliğini öğrenmek istemem, biraz da “gerçekten tanımadığım bir yer” duygusuyla ilgiydi. Bir yerin kültürünü, dokusunu ne kadar okusan da, orada bulunana kadar gerçekten anlayamayacağınızı hissettim. Cidde’nin benim hayatımda ne kadar etkili olabileceği, o anda hayal ettiğimden çok daha derin bir şeydi.

Hayal Kırıklığı: Gerçekten Nasıl Hissettim?

Cidde’nin Suudi Arabistan’a ait olduğunu öğrenmek, bir yandan rahatlatıcıydı. Çünkü bir şeyi öğrenmek, o karmaşık duygudan bir nebze olsun arınmayı sağlıyordu. Ama bir yandan da, hiç beklemediğim bir şekilde, tam olarak hayal kırıklığına uğramıştım. Cidde’yi sadece haritalarda, belgesellerde veya bir yabancı hikayede okudum ama onu kendi ruhumda bir yere koyabilmem için bambaşka bir şey gerekiyordu. Cidde, o an, sadece bir harita parçası gibi göründü. Sanki o kadar uzaklaştım ki, o şehrin özünü kaybettim. “Bir şehir gerçekten nerede başlar?” diye sordum kendime. O an fark ettim: Benim için, şehirlerin ait olduğu yerlerden çok daha önemli olan şey, o şehirlerin insanlara ne hissettirdiğiydi.

Şehirde Bir Yürüyüş: Cidde’nin Ruhu

Cidde hakkında bildiklerim, sadece ona ait birkaç anekdot, birkaç fotoğraf ve birkaç cümleyle sınırlıydı. Ama bir şekilde, içimde ona dair bir yer vardı. Bir gün, Kayseri’de yürürken, sanki Cidde’nin sıcak rüzgarını hissediyordum. Bu sıcak, yumuşak rüzgarın beni sarıp sarmaladığını hayal ettim. O an ne kadar uzak olursa olsun, Cidde bana o kadar yakındı ki…

Arapça konuşan, geleneksel kıyafetleriyle sokaklarda yürüyen insanlar, Cidde’nin doğasında barındırdığı o kültürel zenginlik, beni büyülemişti. Kafamda hep bir soru vardı: “Cidde’nin sıcak akşamlarını hissetmek mümkün mü?” Çocukken, hayal ettiğim o rüya gibi şehri artık somutlaştırmak, görmek ve hissetmek istiyordum. Birden, Kayseri’nin sıcak havası bile Cidde’nin havasına benzemeye başladı. Yalnızca yaşadığım şehir değil, içimde bir yere girmeyi bekleyen bir başka şehir vardı. O şehir Cidde’ydi.

Cidde’nin Sıcak Akşamı: Umut

Bir gün, o kadar yoğun bir gündü ki, saatlerce uğraştığım işler arasında, Cidde’ye dair bir yazı okuma fırsatım olmadı. Ama akşam, yine o duygu beni sarhoş etmişti. Hava serinlemişti, ancak içimdeki sıcaklık, Cidde’nin deniz kenarındaki o akşamları gibi hissediliyordu. Şehirle ilgili duygularım, birdenbire açık ve netleşmişti: Cidde, sadece bir coğrafi bölge değil, hayal ettiğimiz bir yerdi. Gerçekten “ait olmak” dediğimiz şeyin başka bir şekliydi. O şehirde, her anı yeni bir keşif olan, tarih ve kültürün kesişim noktasıydı. Cidde’nin o sıcak akşamları, bana da bir umut, bir yaşam enerjisi sunmuştu.

İşte, “Cidde hangi ülkeye ait?” sorusunun cevabını bulmak, içimde başka bir sorunun doğmasına neden olmuştu: “Gerçekten hangi yer, insanın ruhuna ait olabilir?” Cidde, bana sadece bir coğrafya olarak değil, bir duygunun izini sürerek gelmişti. Kayseri’de, bu soruya verdiğim cevaptan sonra, aslında Cidde’nin ruhunu başka bir yerde bulduğumu fark ettim.

Bir Kapanış: Cidde’nin Gerçek Anlamı

Cidde’yi öğrendim, onu haritada gördüm ve ait olduğu ülkeyi öğrendim. Ama aslında bu cevap, bana hayatın sunduğu diğer büyük soruları hatırlattı. Sadece harita üzerinde bir şehrin yerini öğrenmek, hayatta bazen yapmamız gereken tek şey olmayabilir. Şehirlerin ait olduğu yerlerden daha fazlası vardır. Şehirler, kalbimizde izler bırakır ve orada, fiziksel olarak bulunmasak da, ruhsal olarak var olabiliriz.

Bu yüzden Cidde, benim için artık sadece Suudi Arabistan’a ait bir şehir değil; Cidde, insanın kendini bulma yolculuğunun bir sembolüdür. Bazen, bir yerin asıl ait olduğu yer, onu hissettiğimiz yerdir. Cidde’nin kalbinde, bir kayserili gencin hayal gücü ve umutları yer alabilir.

Bu yazı bittiğinde, “Cidde hangi ülkeye ait?” sorusu hala kafamda belirecek. Ama artık bir anlamı var: Cidde, sadece haritada bir nokta değil, bir kalp, bir duygudur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort deneme bonusu veren siteler
Sitemap
pia bella casino giriş