Normal Camdan Akvaryum Yapılır Mı?
Kayseri’nin soğuk kış sabahlarından birinde, evimde tek başıma otururken düşündüm: Normal camdan akvaryum yapılır mı? Bu basit soru kafamı kurcalamaya başladı ve bir anda hayatımda dönüm noktası olacak bir deneyime dönüşecekti. Hava penceremden içeriye sızan ışıkla birlikte gümüşi bir parıltıya bürünmüş, her şey bir anda çok farklı görünüyordu. Her zaman en küçük şeylerden büyük dersler çıkarmaya çalışan biriyim, ama o an… sanki tüm dünyayı sorguluyordum.
İlk Adım: Hayallerim ve Cam
Hep bir akvaryumum olsun istemiştim. İçinde renkli balıklar yüzsün, suyun içinde bir huzur olsun. Hemen aklıma bir plan yaptım: Kendi akvaryumumu yaparım! Kayseri’deki bir yapı marketin cam reyonuna gittim. Ellerim soğuk, kalbim hızla atıyor. Cam fiyatlarını görünce, biraz hayal kırıklığına uğradım. Ama hala ümidimi kaybetmedim. Ne kadar zor olabilir ki? diye düşündüm.
O an aklıma bir soru daha geldi: Normal camdan akvaryum yapılır mı? Bu basit ama derin soru kafamı kurcalamaya başladı. Çünkü akvaryum camlarının farklı türleri olduğunu biliyordum. Duvarda, pencere camı olarak gördüğümüz sıradan camlar, acaba suyun baskısını taşıyabilir miydi? Aklımda her şeyin düzgün gideceğine dair bir umut vardı, ama gerçekte işler pek öyle olmayacaktı.
Bir Umut, Bir Hayal Kırıklığı
Ertesi gün bir işyerine gidip cam almak için sordum: “Normal cam, akvaryum yapmaya uygun mu?” Satıcı bana bakıp, “Hayır, normal cam çok ince, suyun basıncını taşıyamaz,” dedi. Cevap beni şok etti. O kadar heyecanlanmıştım ki, küçük bir cam parçası almak bile bir başarı gibi gelmişti. Ama şimdi, hayallerim yıkılmıştı. Kalbim, biraz da sinirle kırılmıştı. Ne olurdu, biraz şansım olsa! Akvaryumu nasıl kuracağım? Bu kadar uğraştıktan sonra neden herkesin bildiği bir şeyi fark edememiştim?
İçimde bir boşluk oluştu, ama hızla toparlandım. Bir süre susarak dışarıda yürüdüm. Kendimi yalnız hissettim ama bir o kadar da kararlıydım. Bu kadar basit bir sorunun, ne kadar büyük bir etki yarattığını anlamam biraz zaman aldı. Düşüncelerim çok hızlıydı. Belki de normal camdan bir akvaryum yapabilirdim, ama sadece hayalini kurarak değil, doğru malzemeyle.
Gerçekten Akvaryuma İhtiyacım Var Mı?
İçimde bir huzursuzluk vardı, ama bir yandan da iç sesim bana şunu söylüyordu: Belki de akvaryum, sadece güzel bir görüntü değil, kendimi huzurlu hissetmek için aradığım bir şeydi. O an, yalnızca balıklar değil, ruhumun da bir tür “doğal ortamı”na ihtiyacı olduğunu fark ettim. Yavaşça, geceyi bekledim. Gecenin karanlığında, balıkların akışını düşündüm ve derin bir nefes aldım.
Akvaryum yapma arzusunun aslında bir anlamı vardı. Bu hayal kırıklığı, bir bakıma bana daha büyük bir ders vermişti. Her şeyin kolayca elde edilemeyeceğini anlamak, yaşamda önemli bir noktayı fark etmekti. Bir şeyleri istesen de, doğru malzemelere, doğru bilgiye ve doğru zamana ihtiyacın var. Akvaryum camı, sıradan bir cam parçası olamazdı, tıpkı hayatımda bazen duvarları aşmak için doğru adımları atmam gerektiği gibi.
Ve Sonunda Gerçekleşen Hayal
Zamanla akvaryum fikri, hayatımın bir parçası olmayı bıraktı. Gerçekten ihtiyacım olan şeyin, dışarıda bir balık tankı değil, içimdeki huzur olduğunu fark ettim. Ancak sonrasında, o gün öğrendiklerimi hayatıma bir şekilde yansıttım. Geriye dönüp bakınca, normal camdan bir akvaryum yapmak için başladığım yolculuk, bana bir şeyler öğretti. Hayatta her şeyin görünüşe göre olamayacağını anlamak, belki de en değerli dersimdi.
Bugün hala akvaryum yapma düşüncesi zaman zaman aklıma gelir ama bir akvaryum yapmak sadece su ve camla ilgili değildir. O benim içsel dünyamın bir yansımasıdır. Bazen cam kadar kırılgan, bazen de su kadar derin hissediyorum. Ama artık biliyorum ki, hayallerime ulaşmak için doğru zamanda doğru şeyleri yapmam gerekiyor.
Ve bu yolculuk, benim Kayseri’nin karanlık gecelerinden birinde başladığı gibi, bir gün başka bir yerin aydınlık sabahında sona erecek.